LAF OLSUN TORBA DA DOLSUN
Fuat YILMAZ

LAF OLSUN TORBA DA DOLSUN

Anadolu’da sıkça kullanılan bir laf vardır. “Laf olsun Torba dolsun” diye… Devamsız, manasız ve çok bilmişlik taslayan kişiler, insanlarla konuşurken başlar yalan yanlış anlatmaya.  Asılsız, mesnetsiz ve hayrete düşüren söylemlerle Kaf Dağı’ndan kar getirerek öteler ötesi konuşurlar sonucunda da akıl sahibi insanlar pekte itibar etmez ve o meşhur lafı söylerler “Laf olsun torba da dolsun..” Basın camiasında bir kişi de “Haber olsun torba dolsun” diye bir haber yapmış ve başlamış yalan yanlış iftira ve gerçek dışı istinatlarla torba doldurmaya… Tabi aklıselim insanlar da itibarı olmayan kişinin haberine de itibar etmeyerek “Laf olsun torba dolsun” dediler…

 

Güzide şehrimiz Erzurum’da herkesin ve herkesim tarafından yakinen tanınan Şeref Doğan, Emre Koç ve gazeteci kardeşimiz Cengiz Durular, hem ailevi hem kişilik ve hem de temsil ettikleri kurum gereği, oturmaları, kalkmaları, söylemeleri ve fikirleriyle özenle seçilerek bir yaşam ve bir iş hayatı sergileyerek kamuoyunun takdirini kazanmıştır. Bu şehri seven kurum temsilcilerini, esnafı, yatırımcıyı, müteşebbisi çok basit konularla iftiralarla harcamaya çalışanlara bu şehrin gerçek sahipleri müsaade eder mi asla…!

 

Neden? Bu şehirde % 59 oy alarak seçilen bir Başkana ve ekibine mesnetsiz yalana ve iftiraya dayalı yıpratma haberleri yaparsan seçmenine ve Erzurum halkına yapmış olursun ve biz buna müsaade etmeyiz. Gazetecilik adı altında kiralık kalem olarak nefsani davranıp kişileri ve kurumları yıpratırsan burası eski Türkiye değil… Hatırla senin bu yaptıklarının aynısını  FETÖ’cü  Can Dündar ve Ekrem Dumanlı’da yaptı. O hainler ve daha niceleri yalan, iftira ve insanları karalamalarıyla soluğu ecnebi diyarında aldılar. Neden çünkü onlar haindi de ondan.

 

Gazetecilik birilerine iftira atmak, hakkında yalan beyanda bulunmak, nefsi için tertemiz insanları karalayarak ahkam kesme mesleği değildir. Siz gazeteciliği yanlış anlamışsınız bunlar reklam kokan ve torba dolduran hareketler…

 

Burası çok mühim; Senin hakkında o kadar iddia duydum ve öyle söylentilere şahitlik ettim ki ama hiçbirine itibar etmedim. Çünkü kulaktan duyma hareket eden bir yapım yok. Gözümle görmediğim veya elimde delilim olmadan yalan yanlış zehir zemberek yazacak kadarda ne kendimi ne de mesleğimi ayaklar altına almam. Son cümle: Durduğun yol, bulunduğun yer, durduğun taraf ve talimat aldığın yerler doğru yerler değil. Fitneyi bırak, imana, Hakikate ve doğruya gel, Hakk’a ve Hakk’ın adaletine yönel…

 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Erzurumlu Minik Ece'den Mehmetçiğe Mektup
Erzurumlu Minik Ece'den Mehmetçiğe Mektup
Doğuanadolu sivil Toplum Örgütleri Birliği'nden provokasyon açıklaması
Doğuanadolu sivil Toplum Örgütleri Birliği'nden provokasyon açıklaması