Advert
Keşke tarihten ders alsak !
Zarif YILDIZ

Keşke tarihten ders alsak !

Her mecrada övünerek bahsettiğimiz şanlı tarihimizde, acı olaylar da yaşanmamış değil. Kanuni Sultan Süleyman ve Vezir-i Azam İbrahim Paşa’nın arasında yaşananlar da, günümüze ibret vesikası olarak yansıyan ve tarihten ders almamızı gerektiren olaylardan bir tanesi.

Kısaca bahsedecek olursak; Osmanlı İmparatorluğu’nun 10. Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Vezir-i evveli Parga devşirmelerinden İbrahim Paşa, ölüme giden saltanat yolunda türlü başarılara imza atmış, fakat saltanatın vermiş olduğu güce kendini fazla kaptırmıştır. Bulunduğu makamın, aslında devleti temsil noktasında sadece temsilcisi olduğunu unutmuş, tarihi kayıtlara geçen şu cümleleri kurma gafletinde bulunmuştur:

“Bu büyük devleti idare eden benim; her ne yaparsam, yapılmış olarak kalır, zira bütün kudret benim elimdedir; memuriyetleri ben veririm, eyaletleri ben tevzi ederim; verdiğim verilmiş, reddettiğim reddedilmiştir. Büyük padişah bir şey ihsan etmek istediği yahut ihsan ettiği zaman bile eğer ben onun kararını tasdik etmeyecek olursam, gayr-i vaki gibi kalır; çünkü her şey; harb, sulh, servet, kuvvet benim elimdedir.”

Divan kayıtlarında zapta geçen bu konuşma, devlet yönetiminde iki başlılığa gideceği anlamını içermesiyle birlikte, beraberinde padişahın da oklarını üzerine çekmiş ve sonunda beklenen infaz emrinin vukuu bulmasına sebep olmuştur.

***

Bu misali vermemde ve başlıkta da, “Keşke tarihten ders alsak !” dememdeki maksadım şu ki;

Günümüz siyasetini, tarihe paralel örneklerle analiz edip, sonuçlarıyla alakalı çıkarımlarda bulunmak.  Ayrıca diğer bir maksadımız bir gazeteci olarak, topluma ve toplumumuz yöneticilerinin yoluna ışık tutmak, varsa onların göremeyip dışardan bir vatandaş olarak bizim gözlemlediklerimizi, doğrusuyla, yanlışıyla tartışmaya açmaktır.

***

Doğruları, dosdoğru, eğilmeden, bükülmeden diyoruz ki; Şahsi kanaatimiz, Ak Parti il başkanı sayın M.Emin Öz’ün, adaylık yarışında ve sonrasında güç zehirlenmesi yaşadığıdır.

Kulislerde İddia edilenler ile ilgili her hangi bir yorumda bulunmadan, genel çerçeveden bakarak, Ak Parti’nin Erzurum İl Teşkilatı ve yine bir Ak Parti Büyükşehir Belediyesi olan, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı sayın Mehmet Sekmen arasında soğuk rüzgarların estiği aşikârdır. Bu soğuk rüzgarların sert fırtınalara dönüşmesine müsaade edilmemeli, bunun önlemi ivedilikle alınmalıdır.

***

Bu gergin sürecin yaşandığı, Büyükşehir Belediye Başkan Adayının açıklanacağı günlerde, sosyal medyadan yaptığım bir açıklamayı hatırlatarak devam etmek istiyorum.

“İki Mehmet, Bir Mehmet olsun. Sırt sırta verip, bu süreci birbirlerine destek vererek, daha güçlü bir şekilde yürütsün”

Ne yazık ki, süreç aksi şekilde cereyan etti. Bu gerginlik ve soğukluk fotoğraf kareleriyle tescillendi.

Sonuç olarak Ak Parti’nin Erzurum’da geldiği son nokta, geri dönüşü olmayan bir paradoksa dönüştü.

Zira, seçimlerde tüm teşkilatlar bir olmalı, beraber olmalı ki, sonuç başarı ile taçlandırılabilsin.

Velhasıl, önerim şudur ki; kangren bir parmak varsa, kangren olmadan tedavi edilmeliydi. Tedavisi artık mümkün değilse kol, bacak ve vücuda nüksetmeden kesilip atılmalıdır.

Tarihte Kanuni Sultan Süleyman’ın verdiği karar da, tam olarak buydu. Devletin bekâsı, kişilerin bekâsından öndedir.

Ak Parti İçin verilmesi elzem karar budur.

Vesselam…

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Erzurumlu Minik Ece'den Mehmetçiğe Mektup
Erzurumlu Minik Ece'den Mehmetçiğe Mektup
Doğuanadolu sivil Toplum Örgütleri Birliği'nden provokasyon açıklaması
Doğuanadolu sivil Toplum Örgütleri Birliği'nden provokasyon açıklaması